Şap Hastalığı İle İlgili Önemli Uyarı
Bakanlığımızın İlimizin de içinde bulunduğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerindeki bazı illerine göndermiş olduğu ilgili yazısında;
Bakanlığımızca Şap hastalığının durumunun izlenmesi amacıyla yapılan çalışmalarda Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerindeki bazı illerde yeni şap hastalığı mihrakları tespit edilmiş olup yapılan tiplendirme de hastalığa "O" tipi Şap virüsünün neden olduğu belirlenmiştir.
İl Müdürlüğümüz teknik personellerince yoğun şekilde yapılan sağlık taramalarında, ilimiz küçükbaş hayvan sürülerinde Şap hastalığı emaresine rastlanmamış olup yetiştiricilerimize, yakın çevremize kadar sirayet eden Şap hastalığına karşı gerekli tedbirlerin alınması yönünde bilgi verilmektedir.
Özellikle Mayıs ayının ortalarına doğru yazlık meralara gidecek olan Göçebe Sürü yetiştiricilerinin, harekete başlamadan en az 15 gün önce küçükbaş hayvanlarını şap hastalığına karşı koruyucu olarak aşılamaları konusunda uyarılar yapılmaktadır.
Şap (Dabak) Hastalığı
Şap hastalığı çift tırnaklı hayvanların akut seyirli, çok bulaşıcı ve zoonotik karaktere sahip viral bir enfeksiyonudur. Hastalığın bulaşma oranı yüksek olup, hassas hayvan topluluklarında (popülasyonlarında) % 100'e kadar ulaşabilmektedir. Bu nedenle hastalık ekonomik, siyasi ve ticari yönlerden büyük önem taşımaktadır.
Sığırlarda ateş, iştahsızlık, depresyon ve süt veriminde azalma ilk klinik bulgulardır. 24 saat içerisinde salya akışı başlar ve dil-dişetinde veziküller şekillenir. Keseciklere (veziküllere) tırnak arası bölgede, ,meme derisinde, ağız ve burun mukozasında rastlanabilir. Veziküllerin yırtılması ile geniş ülseratif yaralar şekillenebilir. Dildeki yaraların genellikle birkaç günde iyileşmesine karşın ayaklardaki ve nazal bölgedeki lezyonlar çoğunlukla ikinci bakteriyel enfeksiyonlara maruz kalırlar. Sekunder bakteriyel enfeksiyonlar sonucu pneumoni ve mastitis görülebilir, tırnak düşebilir.
Koyun ve keçilerde hastalık daha hafif seyirlidir. Hastalık koyunlarda genellikle topallık ile karakterizedir ve topallık süreklilik gösterir. Ağızdaki lezyonlar sığırlardaki lezyonlardan daha küçük ve daha kısa sürelidir. Genellikle hastalığın yol açtığı ekonomik kayıplar sığırlarınkinden daha düşüktür ve klinik bulgular ancak dikkatli bir gözlemle belirlenir.
Şap hastalığının ölüm (mortalite) oranı düşük olmakla birlikte genç hayvanlarda virusun kalpte yerleşmesi sonucu ölümle sonuçlanan myokarditis olguları görülebilir. Hastalığın bulaşma (morbidite) oranı ise yüksek olup, et ve süt verimlerindeki hızlı düşüşe bağlı ekonomik kayıplar önem taşımaktadır.
Klinik bulgular hastalıktan şüphe ettirmekle birlikte kesin tanı virolojik veya serolojik yöntemler kullanılarak konulmaktadır. Ayırıcı tanıda; topallık, mukozal erozyonlar, salya, burun akıntısı ve meme lezyonlarına yol açan enfeksiyonlar göz önünde bulundurulmalıdır.
Koruyucu Olarak Alınacak Önlemler Yetiştiricilerin Alacağı Önlemler
- Ahır girişlerinde şap hastalığına etkili dezenfektanlar (örn: sitrik asit veya sudkostik) ile muamele edilmiş paspasların sürekli bulundurulması.
- Ahırlara hayvan bakıcılarından başka kimsenin sokulmaması, bakıcıların da farklı kıyafet ve ayakkabı ile ahıra girmesi,
- Sağım öncesi ellerin, otomatik sağım makinelerinin ve memelerin temizliğine özen gösterilmesi.
- Yeni satın alınan hayvanların 15 gün süre ile karantinaya alınması ve süre sonunda sağlam ise diğer hayvanların yanına sokulmaması.
- Mera mevsiminde enfekte meralara hayvanların gönderilmemesi.
- Enfekte bölgelerden ot, saman, vb.nin alınmaması.
Ayrıca yetiştiricilerimizin en kısa zamanda İl/İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüklerimize müracaat etmeleri önem arz etmekte olup İl/İlçe Müdürlüklerimizde görevli Veteriner Hekimler tarafından şüpheli vakalar, şap ve diğer hastalıklar yönünden incelenerek gerekli tedavi ve önlemlerin en hızlı şekilde uygulanmasına imkan verecek ve hastalığın yayılmasının önüne geçilebilecektir.